E-Mail

 
Başkandan Gündem Değerlendirmesi

13.03.2009

Nilüfer Bulut Açıklaması;

Türkiye Ekonomisi zorlu bir süreçten geçiyor. Tüm firmalar bu süreçten zararsız bir şekilde çıkmayı amaçlıyor. Ancak son kriz birçok firmanın kriz yönetimi, kültürü olmadığını ortaya koymuş, özellikle KOBİ’lerin aldığı önlemle işten çıkarma, yatırımları durdurma, kapasitede daralmaya gitme şeklinde gelişmiştir. KOBİ’lere ücretsiz Kriz Yönetimi, Kriz Dönemi Stratejileri konusunda danışmanlık hizmeti verilmeli.

Tüm istatistik veriler ve ekonomik rakamlar Türkiye’nin iç Pazar avantajından yararlanabileceğini gösteriyor. İşsizlikle mücadelede iç talebin artması gerekiyor. Ülkemiz Demir-Çelikte Avrupa’nın Üçüncü, Otomotiv Üretiminde Yedinci, Düz Cam Üretiminde dünyanın ikinci, Mücevheratta Beşinci, Çimentoda Altıncı, Gemi Üretiminde Sekizinci sırada olan büyük iç pazara sahip bir ülkedir. Bunu topluma iyi anlatmamız, Kriz döneminde avantaja çevirmemiz şart ve kaçınılmazdır.

Enflasyondan korkulmamalı, Merkez Bankası enflasyon öncelikli yaklaşımından büyüme öncelikli yaklaşıma eğilimini istikrarlı ve ısrarlı bir şekilde devam etmeli, gerekirse para basarak piyasaya sıcak para girişi sağlanmalıdır. Bu piyasaların canlanmasına, finansman zorluğu ve maliyet kıskacı altında olan şirketler için olumlu bir zemin hazırlayacağı gibi istihdam ve işsizlik üzerinde de olumlu katkı sağlayacaktır.

Maliye politikası gevşetilmeli, uzun vadede altyapı yatırımları genişletilmeli, kısa vadede canlılığı sağlayacak Kamu çalışanları ve Emeklilere bir kereye mahsus olmak üzere ikramiye desteği verilmeli. Yani Devlet bir yandan Alt Yapı yatırımlarını artırarak yeni istihdam alanları ve yeni talep yaratırken bir yandan da ücretlere katkı yapmalı.

Maliye politikasının diğer ayağı olan vergilerde de bazı indirimlere ve taksitlendirilmeye gidilmeli, özellikle K.D.V ve Ö.T.V oranları düşürülmeli, ödeme şekli Peşin değil Vadeye yayılarak yapılmalı.

IMF endeksli politikalardan uzaklaşarak yüksek spekülatif kar alanlarına karşı reel üretimi teşvik eden ve emeği koruyup, iş güvencesini etkin hale getiren istihdam yaratacak uygulamalar biran önce hayata geçirilmeli. IMF’nin özellikle Maliye Politikası konusunda, tüm dünyada Kamu harcamaları ve vergi indirimlerine karşı çıkmaz iken, Türkiye için Kamu harcamaları ve vergi indirimine karşı çıkıyor olmanın, nedeni ne olabilir?

Önemle altını çizmek istediğimiz konu, sürekli kriz söylemi; daha da kötüye gidilecek, toplumun aşırı paniklemesine ve psikolojik baskının artmasına yönelik söylemlere bir an önce son verilmesini sağlamak. Aslında bu krizin Devlet çalışanları, Kurumsal şirketlerde çalışan, kalifiye mesleği olan, sabit gelirli insanlar için olumlu bir etkiye sahip olduğunu, gelirlerinde bir azalma olmazken talep daralmasından dolayı her türlü tüketim malının fiyatlarındaki düşüş alım güçlerini artırmıştır. Ancak ülkemizde öyle bir hava estiriliyor ki vatandaşlar savunma refleksi ile içine kapandığı için kendilerine sunulan fırsatların da farkına varamıyor.

Şu ana kadar dillendirilmeyen krizin güvenlik unsuru da telaffuz edilmeye başlanmış, krizin hükümetleri çaresiz bırakacağı dolayısıyla da dünya barışını tehlikeye atacağı Amerika’nın tarihinde ilk kez ordunun iç güvenlik için yapılandırılmaya başlandığı söylenmektedir. Açılan bir çok pakete rağmen hala krizin ciddiyetini koruduğu dolayısı ile krizin sosyal patlamaya ve hatta global patlamanın fitilini ateşlemesi ile karşı karşıya kalınacağı korkusu toplumu etkisi altına alıyor. Her ne kadar Türkiye’ye has yardımlaşma kültüründen dolayı ülkemizin bu tehlikelerle karşı karşıya kalmayacağını düşünsek de alınan önlemler daha fazla zaman geçirmeden bir bütünlük ve ahenk içerisinde yürürlüğe konmalı ve dinamik bir şekilde sonuçları takip edilerek tökezleyen noktalarda devreye girilmeli ve yeni önlemlerle durum kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır.

Hükümetin tüm Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte organize edeceği büyük bir kampanya ile krizin doğru anlatılması; Bankalarımızın, iç pazarımızın krizin sunduğu fırsatların neler olduğu, krizden az etkilenen dış pazarları, ülkemizin avantajlarının anlatılması tüketim bilincinin tekrar oluşturularak piyasanın canlandırılması sağlanmalıdır.

Evet, kriz Dünya Krizi ancak her ülkenin kriz çözümü kendisinde, başkasında değil.

Saygılarımla,

Nilüfer Bulut
Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD)
Başkanı

 

2009-2010 İstanbul Rotaract Kulübü'nün “Çok Özel Kişiler” ödülünü almaya,Strazburg-Fransa’da gerçekleşen Türk sezonunda Türk İş Kadınını başarı ile temsil ettiğinden, Avrupa Konseyine kabul edilen ilk kadın Sivil Toplum Kurumu olduğundan Tikad'a verildi.
13 MART 2009 TİKAD Yönetim Kurulu Üyelerimiz 13 Mart Cuma günü Devlet Bakanı Sn.Nazım Ekren ile Dolmabahçe Sarayı Başbakanlık Ofisinde biraraya gelerek Ekonomik Paket sundular ve görüş alış verişinde bulundular.
10 MART 2009 TİKAD Yönetim Kurulu Üyelerimiz, “8 Mart Kadınlar Günü” kapsamında Türkiye’de yaşanan ekonomik, siyasal ve sosyal gelişmeleri değerlendirmek ve TBMM’nin yürüttüğü “90. Yılda Milli Egemenliğe adım adım” projesine destek vermek amacıyla 10 Mart
www.worldacademy.org
www.itu.org
www.comut.net